tolgabinerbay
04.04.2008, 12:10:46
YOL TUTUŞ LİMİTLERİNİ AŞMAK
Dönüş ve panikleme, bazen dönüşe çok hızlı giriyormuşuz hissi ve sert frenleme sonra genellikle kazalar. Bazıları ölümcül olabiliyor. Bu gereksiz ve yanıltıcı korkunun üstesinden nasıl gelinir?
İleriye ve viraj çıkışına bakınız. Yere, hemen önünüze bakmak beyninizin hızı olduğundan daha fazla algılamasına sebep olur. İleri bakınız ve gözleriniz ufuk hattına paralel olsun.
İz frenlemesi yapınız. İz frenlemesi frenlemenin dönüşün içine taşınması olarak tarif edilir. Gerçekten dönüşlerdeki sahte aşırı hızlılık duygusunun sebep olduğu paniklemenin ilacıdır. Ama çok dikkatle kullanılması gereken bir ilaçtır. Başarılı olmak yada olmamak arasındaki çizgi çok incedir.
İz frenlemesinde yeni sürücüler genellikle aşırı ön frenleme yüzünden ön teker yol tutumunun kaybolmasına sebep olurlar. Yine bu grup gereksiz gaz kesmelerle dönüş ortasında gereksiz öne ağırlık aktarımı yaparlar. Her iki durumda da sonuç aynı olabilir. Gidonlardan elinize aktarılan geri besleme sessizleşir ve tutuşun tam kaybolması ile elcikler içe doğru döner ve motor iç tarafa yatar. Bu kaza anı o kadar seri ve ardışıktır ki sanki stereo müzik yayınının sesinin aniden kapattığınızda oluşan anlık çevreyle irtibat kesilmesine benzer bir duygu verir.
Arka tekerin yol tutumunu kaybetmesi fazla gaz vermeyle bağlantılıdır. Yatış açısına bağlantılı olarak yol tutumunu kaybolmasını sağlayan miktarda gaz fazladır. Bu durum yolun ve lastiğin cinsi, durumu ve hava şartları ile de bağlantılıdır. Usta sürücüler bu oranı bilirler ve bunu adeta hissederek ayarlama yaparlar ama yeniler genellikle motorun yol tutumunu kaybederek kazaya sebep olurlar. İlaveten yol tutumu kaybını takiben sürücü gazı aniden tam kapatırsa arka teker tekrar yola tutunarak alacağı ivmeyle üzerindeki sürücüyü gerilmiş bir yayın boşalması gibi üzerinden fırlatacaktır. Genellikle kemiklerin kırılmasına sebep olan çok ciddi hasar vererek ölümlere sebep olabilen bir kaza şeklidir.
Her iki durumda da çare gazın doğru kullanımıdır. Ön teker kaymasında gazın düzgün oranda uygulanması ağırlığı arkaya aktararak ön tekerin yolu tekrar tutmasını sağlar. Arkanın yol tutumunu kaybetmesinde de gazın yine düzgün oranda kesilmesi ve lastiğin yola tutunmasını takiben yine düzgün oranlarda gaz verilmesi ile arka tekerin yolu tekrar tutması sağlanır ve teker motoru ileri doğru itmeye fırlatma yapmadan devam eder.
İki durumda reaksiyon çok kısa sürede ve reflekslerle olur. Bu yüzden önceden bunların talimi yapılıp bu davranışlar refleks haline getirilmelidir. Bu nasıl olacak; maksimum 125cc bir motorla yumuşak toprakta hatta çamurda. Başka yol yoktur yoksa motor ve hastane masraflarının altından kalkamazsınız.
Böyle bir durumda kaza yaparsanız ilk yapılacak şey motordan kurtulmak yönünde olmalıdır. Şayet kolunuz veya bacağınız motor altında kalıp sürüklenirseniz bu uzvunuzu kaybetme riskiniz fazladır. Sizden daha fazla kinetik enerji yüklenmiş motorunuz sizden daha fazla sürüklenecektir. Hele bir de taklalar atmaya başlarsa ve sizin bir tarafınız motora takılı kalmışsa çok ciddi yaralanmalar olabilir.
Böyle bir düşme sırasında olabildiğince serbest olun ve bedeninizi yüzeye olabildiğince düz yayarak sizinde taklalar şeklinde yuvarlanmanızı engellemeye çalışınız. Şayet taklalara başlarsanız yol yüzeyine her çarpışınız kemik kırılması, iç kanama gibi ciddi sonuçlara sebep olabilir. 40 km saat bir hızda düşüp sürüklenmede bile kol ve bacaklar sağa sola kemikleri kaslardan ve liflerden ayırtacak kuvvetlerde savrulabilir. İç organlarınızı yere çarpma darbelerine maruz kalıp hasar alabilirler.Bu yüzden bedeninizin yüzey üzerinde olabildiğince düz olarak ve serbest kaymasına izin veriniz. Gövdenizin daha büyük alanla yere sürtünmesi nedeniyle hızı bir an evvel kesilecek ve sizin tüm bu risklere maruz kalma sürenizi kısaltacaktır.
Yerde kaymaya başladığınızda doğal olarak sürüklenmeniz, kaymanız sona erene kadar ayağa kalkmaya çalışmamalısınız. Böyle bir durumda insan beyni sanki yürüyüş hızında kayıyormuş gibi algılama yapabilir ve bu genellikle olan bir yanılsamadır. Fakat siz çok daha yüksek hızlarda kayıyor, yerde sürükleniyor olabilirsiniz. Eğer ayaklarınızla frenleme yapıp kalkmaya kalkarsanız çoğunlukla ayaklarınız hızın etkisiyle altınızda toplanıp sizin havaya fırlamanıza sebep olur. Her takla yada fırlama inişte, yere çarpmada beraberinde kemiklerin kırılması, iç kanama ve hatta boyun kırılmaları ve ölüm getirme riski taşır.
Sürüklenmeniz bitene kadar tavsiyen edilen beden şeklinizi muhafaza ederek bekleyiniz.
Bu bekleme esnasında başınızı koruyun, kasılmayın ve eklem yerlerinizin dönmesine izin vermeyecek şekilde bedeni düz tutarken Tanrıya sığınınız.
Son olarak bu gibi durumlarda suçu sadece kendinizde arayınız. Başkalarında suç aramak bu kazaları tekrarlayacaksınız manasına gelir. Sadece kendi kazalarınızdan değil başkalarının kazalarından da kendinize dersler çıkarmayı biliniz. Hele işin içinde yaralanma varsa öncelikle başkalarının kaza ve hatalarından öğrenmeniz daha akıllıcadır.
not:Alparslan(Alfa.) alıntıdır.
Dönüş ve panikleme, bazen dönüşe çok hızlı giriyormuşuz hissi ve sert frenleme sonra genellikle kazalar. Bazıları ölümcül olabiliyor. Bu gereksiz ve yanıltıcı korkunun üstesinden nasıl gelinir?
İleriye ve viraj çıkışına bakınız. Yere, hemen önünüze bakmak beyninizin hızı olduğundan daha fazla algılamasına sebep olur. İleri bakınız ve gözleriniz ufuk hattına paralel olsun.
İz frenlemesi yapınız. İz frenlemesi frenlemenin dönüşün içine taşınması olarak tarif edilir. Gerçekten dönüşlerdeki sahte aşırı hızlılık duygusunun sebep olduğu paniklemenin ilacıdır. Ama çok dikkatle kullanılması gereken bir ilaçtır. Başarılı olmak yada olmamak arasındaki çizgi çok incedir.
İz frenlemesinde yeni sürücüler genellikle aşırı ön frenleme yüzünden ön teker yol tutumunun kaybolmasına sebep olurlar. Yine bu grup gereksiz gaz kesmelerle dönüş ortasında gereksiz öne ağırlık aktarımı yaparlar. Her iki durumda da sonuç aynı olabilir. Gidonlardan elinize aktarılan geri besleme sessizleşir ve tutuşun tam kaybolması ile elcikler içe doğru döner ve motor iç tarafa yatar. Bu kaza anı o kadar seri ve ardışıktır ki sanki stereo müzik yayınının sesinin aniden kapattığınızda oluşan anlık çevreyle irtibat kesilmesine benzer bir duygu verir.
Arka tekerin yol tutumunu kaybetmesi fazla gaz vermeyle bağlantılıdır. Yatış açısına bağlantılı olarak yol tutumunu kaybolmasını sağlayan miktarda gaz fazladır. Bu durum yolun ve lastiğin cinsi, durumu ve hava şartları ile de bağlantılıdır. Usta sürücüler bu oranı bilirler ve bunu adeta hissederek ayarlama yaparlar ama yeniler genellikle motorun yol tutumunu kaybederek kazaya sebep olurlar. İlaveten yol tutumu kaybını takiben sürücü gazı aniden tam kapatırsa arka teker tekrar yola tutunarak alacağı ivmeyle üzerindeki sürücüyü gerilmiş bir yayın boşalması gibi üzerinden fırlatacaktır. Genellikle kemiklerin kırılmasına sebep olan çok ciddi hasar vererek ölümlere sebep olabilen bir kaza şeklidir.
Her iki durumda da çare gazın doğru kullanımıdır. Ön teker kaymasında gazın düzgün oranda uygulanması ağırlığı arkaya aktararak ön tekerin yolu tekrar tutmasını sağlar. Arkanın yol tutumunu kaybetmesinde de gazın yine düzgün oranda kesilmesi ve lastiğin yola tutunmasını takiben yine düzgün oranlarda gaz verilmesi ile arka tekerin yolu tekrar tutması sağlanır ve teker motoru ileri doğru itmeye fırlatma yapmadan devam eder.
İki durumda reaksiyon çok kısa sürede ve reflekslerle olur. Bu yüzden önceden bunların talimi yapılıp bu davranışlar refleks haline getirilmelidir. Bu nasıl olacak; maksimum 125cc bir motorla yumuşak toprakta hatta çamurda. Başka yol yoktur yoksa motor ve hastane masraflarının altından kalkamazsınız.
Böyle bir durumda kaza yaparsanız ilk yapılacak şey motordan kurtulmak yönünde olmalıdır. Şayet kolunuz veya bacağınız motor altında kalıp sürüklenirseniz bu uzvunuzu kaybetme riskiniz fazladır. Sizden daha fazla kinetik enerji yüklenmiş motorunuz sizden daha fazla sürüklenecektir. Hele bir de taklalar atmaya başlarsa ve sizin bir tarafınız motora takılı kalmışsa çok ciddi yaralanmalar olabilir.
Böyle bir düşme sırasında olabildiğince serbest olun ve bedeninizi yüzeye olabildiğince düz yayarak sizinde taklalar şeklinde yuvarlanmanızı engellemeye çalışınız. Şayet taklalara başlarsanız yol yüzeyine her çarpışınız kemik kırılması, iç kanama gibi ciddi sonuçlara sebep olabilir. 40 km saat bir hızda düşüp sürüklenmede bile kol ve bacaklar sağa sola kemikleri kaslardan ve liflerden ayırtacak kuvvetlerde savrulabilir. İç organlarınızı yere çarpma darbelerine maruz kalıp hasar alabilirler.Bu yüzden bedeninizin yüzey üzerinde olabildiğince düz olarak ve serbest kaymasına izin veriniz. Gövdenizin daha büyük alanla yere sürtünmesi nedeniyle hızı bir an evvel kesilecek ve sizin tüm bu risklere maruz kalma sürenizi kısaltacaktır.
Yerde kaymaya başladığınızda doğal olarak sürüklenmeniz, kaymanız sona erene kadar ayağa kalkmaya çalışmamalısınız. Böyle bir durumda insan beyni sanki yürüyüş hızında kayıyormuş gibi algılama yapabilir ve bu genellikle olan bir yanılsamadır. Fakat siz çok daha yüksek hızlarda kayıyor, yerde sürükleniyor olabilirsiniz. Eğer ayaklarınızla frenleme yapıp kalkmaya kalkarsanız çoğunlukla ayaklarınız hızın etkisiyle altınızda toplanıp sizin havaya fırlamanıza sebep olur. Her takla yada fırlama inişte, yere çarpmada beraberinde kemiklerin kırılması, iç kanama ve hatta boyun kırılmaları ve ölüm getirme riski taşır.
Sürüklenmeniz bitene kadar tavsiyen edilen beden şeklinizi muhafaza ederek bekleyiniz.
Bu bekleme esnasında başınızı koruyun, kasılmayın ve eklem yerlerinizin dönmesine izin vermeyecek şekilde bedeni düz tutarken Tanrıya sığınınız.
Son olarak bu gibi durumlarda suçu sadece kendinizde arayınız. Başkalarında suç aramak bu kazaları tekrarlayacaksınız manasına gelir. Sadece kendi kazalarınızdan değil başkalarının kazalarından da kendinize dersler çıkarmayı biliniz. Hele işin içinde yaralanma varsa öncelikle başkalarının kaza ve hatalarından öğrenmeniz daha akıllıcadır.
not:Alparslan(Alfa.) alıntıdır.